|
G_____xxxxxxxx________xxxxxxxx
Ü____xxxxxxxxxx______xxxxxxxx xxx Z___xxxxxxxxxxxxx___xxxxxxxxx xxxx E___xxxxxxxxxxxxxx_xxxxxxxxxx xxxx L___xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxx ____xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxxx B_____xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx xxx İ______xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx x R_________xxxxxxxxxxxxxxxxxx ___________xxxxxxxxxxxxx H_____________xxxxxxxxx A______________xxxxxx F_______________xxxx T_______________xxx A______________xx _____________x G___________x E________xx Ç______xxx İ_____xxxx R___xxxxxx M___xxxxxxx E____xxxxxxxx N______xxxxxxxx İ________xxxxxxxx Z_________xxxxxxxx _________xxxxxxx D________xxxxxx İ_______xxxxx L______xxxx E_____xxx Ğ____xx İ___x MAVİŞ AY ((=
Feb. 23
|
|
|
Yeterki bir iz birak.
Zamana ve mekana bir soğuk damga gibi vur ayak izini. Yürüyüşünün tanığı olsun bıraktığın izler. Hiç iz bırakıp da izlenmeyen birini gördün mü? Unutma ki iz bırakanlar mutlaka izlenirler. Hem baksana kendine! Sen, senden önce yürüyen birilerinin izini izlemiyor musun? Bunu ancak yolcu olduğunu unutmayanlar, yolculuğu her şeye rağmen sürdürenler bilir. Zaten yol dediğin, izlerin icmalinden başka nedir ki? Yolu yol kılan biraz da senin ve senden önce yürüyenlerin izi değil midir? Zaman ve mekanda var olan tüm yolları, yolcular açmamışlar mıdır? Ve yolun kerameti yolcudan menkul değil midir? Ve bir de "yapacağım ama, değerinin bilineceğinden umutlu değilim" deme. Bir kere umut dediğin imanın öz çocuğudur. Çocuğuna kıyan anasını ağlatır. Umuduna kıyma ki imanın ağlamasın. Etrafına bak, ne kadar umutlu adam varsa, hepsi de bir şeyler yapan, değer üreten, kıymet ortaya koyan kimselerdir. Yani yapanlar umutlu, yatanlar umutsuzdur. Handiyse birinin umuduna bakıp onun "yapanlardan" mı "yatanlardan" mı olduğunu anlayabilirsin. Hem yatanların umutlu olması hayra alamet değildir, tabi ki yapanların umutsuz olması da… Değerini kim mi bilecek? Bu kaygı sahte değerlere yakışan bir kaygıdır. Sahici değerler "Değerim bilinir mi acaba?" diye kaygı duymazlar. Çünkü onların varlığı ve hâlâ bir şeyler yapıyor olmaları, değerin değerini takdir eden birilerinin her zaman ve zeminde mutlaka varolacağının en güzel isbatıdır. ......................... Günümüz insanı aşka aşık, aşığa değil! Aşkların kısa dönem askerlik gibi kısa sürmesinin nedeni herhalde bu... Zaplanan aşıklar dönemi bu dönem! Kanaldan kanala geçer gibi aşıktan aşığa geçiliyor. ... Peki bu neden böyle oluyor? Çünkü insan insana sevgisiz, insan insana tahammülsüz, insan insan için fedakarlık duygusunu yitirmiş, insan insana kendini adamaktan kaçıyor. ... Oysa fedakarlık, adanmışlık varsa vardır aşk. Fedakarlığın, adanmışlığın yaşamadığı yerde yaşamaz aşk. .... Ne yazık ki uğruna kendini adadığı ne bir ideali var günümüz insanının... .. Ne de uğruna kendini adadığı bir aşkı. Bugünün insanı aşkta da köşe dönmeci..... Emek harcamadan yaşamak istediği gibi, emek harcamadan aşk yaşamak istiyor. ..... Sevmeden sevilmek, vermeden almak istiyor.... Hiç değilse bir koyup üç almak istiyor. ... Bir koyup üç alamadı mı ilişki bitiyor. .. İlişkiler çıkar, menfaat üzerine kurulu. ... Elektriklenmeler kısa devre. Bir günlük elektriklenmeler, bir gecelik sevişmeler aşk sanılıyor. ......
Feb. 6
|
|
|
Farkında Olmalı İnsan...
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen... Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli. Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli. Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu Fark Etmeli. Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İşte!' Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli. Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra. Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli. Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini Fark Etmeli. Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu Fark Etmeli. Ve Ona Göre Yaşamalı. Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü Fark Etmeli. Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını Fark Etmeli. Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü Fark Etmeli. Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu Fark Etmeli. Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini Fark Etmeli. FARK ETMELİ. Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür...
Jan. 26
|